Doğanın gücünü evinize taşıyan, kadınları birbirine güç katan bir yolculuğa davetlisiniz. Ben Arzu Keskin — Homm Bitkisel bağımsız temsilcisi ve Arzu Keskin Ekibi'nin kurucusuyum.
Ben Arzu Keskin. Bir anne, bir kadın, bir lider… ve öğrenmekten hiç vazgeçmeyen biriyim.
Trakya Üniversitesi Havsa Meslek Yüksekokulu Lojistik Programı mezunuyum. Üniversite yıllarımdan bugüne öğrenmeye, gelişmeye ve kendi yolumu oluşturmaya önem verdim.
INSTAGRAM'DAN YAZBen sıfırdan başladım. Eğer sen de “Ben yapabilir miyim?” diye düşünüyorsan cevabım net: Evet, yapabilirsin.
Doğal içeriklerle formüle edilmiş cilt ve kişisel bakım ürünleri, günlük rutininize sadelik ve etki katar.
Cilt, saç ve genel bakım ihtiyaçlarına yönelik geniş bir ürün ailesi — her yaşam biçimine uygun seçenekler.
Türkiye'de üretilen, temsilcileri aracılığıyla doğrudan ulaştırılan, bağımsız satış ağıyla büyüyen bir marka.
Bu işi anlatırken sana kusursuz bir hayat ya da garanti bir kazanç tablosu sunmak istemiyorum. Benim için önemli olan, bu modeli doğru anlaman; neyi neden yaptığını bilerek, eğitimle ve kendi temponla ilerlemen. Sonuç; ayırdığın zamana, istikrara, öğrenmeye, uygulamaya ve ekip çalışmasına göre değişir.
Çoğumuz yıllarca zamanımızın büyük bölümünü çalışmaya ayırıyoruz. Benim bakış açımı değiştiren soru şuydu: Mevcut hayatımı sürdürürken, gelecekte bana daha fazla seçenek sağlayabilecek bir sistemi bugün kurmaya başlayabilir miyim? Network marketingi tam olarak bu gözle değerlendiriyorum.
Çalışma saatlerini hayatına, ailene ve mevcut düzenine göre daha esnek planlayabilme imkânı.
Performansa, satışa, ekip yapısına ve sürekliliğe bağlı olarak ikinci bir gelir kanalı oluşturabilme fırsatı.
İletişim, sosyal medya, ürün bilgisi, ekip yönetimi ve liderlik gibi alanlarda kendini geliştirme.
Yeni insanlarla tanışma, eğitimlere katılma ve şartları sağlandığında organizasyon ya da seyahat fırsatlarını değerlendirme.
Aslında benim için başlangıç noktalarından biri tam olarak bu. Ev temizliği, kişisel bakım, kozmetik ve günlük ihtiyaçlarımız için zaten alışveriş yapıyoruz. İnsan olarak hayatımız boyunca tüketmeye devam ediyoruz.
Ben burada “daha fazla tüket” demiyorum. Tam tersine, zaten var olan ihtiyaçlarımızı daha bilinçli değerlendirmekten bahsediyorum. Kendi kullandığım sistemin içerisinden ihtiyacım olan ürünleri tercih ederken, sıradan bir tüketici olmaktan çıkıp bu alışveriş düzenini benim için daha anlamlı bir yapının parçasına dönüştürüyorum.
Benim bakış açım şu: Zaten yapacağım bir alışveriş varsa, neden seçeneklerimi araştırıp bunu kendi geleceğim için de anlamlı hale getirmeyeyim?
Ben de bu işi “hayatına bir tam zamanlı iş daha ekle” şeklinde görmüyorum. Klasik bir 9–5 düzeninde ya da uzun vardiyalarda günün büyük kısmı zaten başkası tarafından planlanabiliyor. Buradaki önemli fark, ayıracağın zamanı kendi hayatına göre düzenleyebilmen.
Başlangıçta mevcut işini bırakmak zorunda değilsin. Akşamları, boş zamanlarında ya da hafta sonlarında birkaç odaklı saatle başlayabilirsin. Önemli olan uzun saatler çalışmak değil; doğru şeyi, düzenli ve verimli şekilde yapmak.
Çünkü benim için mesele sadece bugünkü maaş değildi. Yıllar sonra da tek bir gelir kaynağına bağlı kalmak isteyip istemediğimi düşündüm.
Network marketingi “bugün işini bırak” çağrısı olarak görmüyorum. Bugün, yarın için ikinci bir seçenek oluşturmak olarak görüyorum. Sistem zamanla büyürse gelecekte çalışma düzenin konusunda daha fazla seçim şansın olabilir. Bunun zamanı ve sonucu kişiden kişiye değişir; ama seçenek oluşturmak bugünden başlar.
Bazen bir işin kendisiyle, o işi hangi yöntemle yaptığımızı birbirinden ayırmak gerekiyor. Daha önce yeterli eğitim, doğru yönlendirme, düzenli takip ya da sana uygun bir çalışma sistemi olmadan denemiş olabilirsin.
Bizim yaklaşımımız “katıl ve ne yapacağını kendin çöz” değil. Ürün bilgisinden iletişime, sosyal medyadan ekip takibine kadar adım adım öğrenerek ilerlemek. Ben tek seferlik yoğunluktan çok, sürdürülebilir bir düzen kurmaya inanıyorum.
Benim için iyi satış, birine baskı yapmak değil. Önce ürünü ve sistemi anlamak, sonra kendi deneyimini ve bildiklerini doğru kişiye doğru şekilde anlatabilmek.
Ne söyleyeceğin, nasıl iletişim kuracağın, sosyal medyayı nasıl kullanacağın ve süreci nasıl takip edeceğin öğrenilebilir beceriler. Kimse her şeyi bilerek başlamıyor. Eğitimlerin ve ekip desteğinin önemi de burada ortaya çıkıyor.
Mümkün olanla garanti olan aynı şey değil. Bu işte kazanç; satışa, kişisel performansa, ekip yapısına, sürekliliğe ve şirketin güncel kazanç planına göre değişir. Bu nedenle sana “şu kadar kazanırsın” diyemem.
Beni heyecanlandıran tarafı, gelirin yalnızca çalıştığım saat sayısıyla sınırlı olmak zorunda olmadığı bir yapı kurabilme ihtimali. Benim formülüm hızlı para değil: doğru eğitim + düzenli çalışma + sabır + sürdürülebilir ekip.
Her işte olduğu gibi burada da sonuç garantisi yok. Ama benim için başarısızlık, bir şeyin ilk denemede istediğim gibi gitmemesi değil; öğrenmeden ve gelişmeden tamamen vazgeçmek.
Bu yüzden büyük sözlerle değil, küçük ve sürdürülebilir adımlarla ilerliyoruz. Hedef önce sistemi anlamak, sonra kendi çalışma düzenini kurmak ve bunu istikrarlı hale getirmek.
Benim yolculuğumda konu yalnızca kazanç olmadı. İnsanlarla iletişim kurmayı, kendimi daha iyi ifade etmeyi, sosyal medyayı kullanmayı, ekip yönetimini ve liderliği geliştirdim.
Yeni insanlarla tanışmak, farklı çevrelere girmek, eğitim ve organizasyonlara katılmak da bu yolculuğun önemli bir parçası olabilir. Şirketin dönemsel şartlarını karşılayan kişiler için farklı organizasyon ve seyahat fırsatları da oluşabilir; bunları garanti edilmiş ödüller değil, hak edildiğinde değerlendirilebilecek fırsatlar olarak görüyorum.
Yıllarca çalıştıktan sonra gelecekte yaşam şartlarının, gelirimizin veya ihtiyaçlarımızın nasıl olacağını hiçbirimiz bugünden kesin olarak bilmiyoruz. Ben bu nedenle hayatımı yalnızca tek bir gelir kaynağına ve tek bir gelecek planına bağlamak istemedim.
Bu işi devlet emekliliğinin yerine geçen bir sistem olarak değil; bugünden ikinci bir gelir kanalı ve uzun vadede bana ait bir yapı oluşturma fırsatı olarak görüyorum. Amacım birkaç ayda zengin olmak değil; yıllar sonra “Keşke daha önce başlamış olsaydım” dememek.
Ekip yalnızca senin birebir tanıdığın kişilerden ibaret değildir. Ağ yapısı büyüdükçe farklı bağlantılar ve ekip yerleşimleri oluşabilir. Ancak kalıcı büyümenin temelinde yine insanlarla doğru iletişim kurmak, ürün ve sistem bilgisini geliştirmek, ekip arkadaşlarına destek olmak ve sürdürülebilir çalışma vardır.
Zamanla kendi müşteri çevreni, çalışma sistemini ve ekibini oluşturabilirsin. Kimi bunu ek gelir olarak sürdürür, kimi zaman içerisinde hayatında daha büyük bir yere taşır.
Ben sana sonuç değil, doğru değerlendirildiğinde büyütülebilecek bir fırsat gösterebilirim. Sonucun ne olacağını ise çalışma biçimin, istikrarın, ekip performansı ve şirketin güncel sistemi belirler.
Sana kusursuz bir hayat ya da garanti bir kazanç vaat etmiyorum. Sana eğitimle, doğru bir çalışma sistemiyle ve kendi emeğinle değerlendirebileceğin bir iş modeli gösteriyorum. Aklında hâlâ bir soru varsa karar vermeden önce bana sor; birlikte konuşalım.
Arzu'ya SorInstagram'dan yazarak benimle ve Homm Bitkisel dünyasıyla tanış, sorularını sor.
Ürünleri, temsilcilik modelini ve ekip çalışmasının nasıl işlediğini birlikte konuşalım.
Arzu Keskin Ekibi'ne katıl, kendi hızında, kendi hikayeni yazmaya başla.
Deneyimli bir liderlikle, gerçek destekle ve esnek bir çalışma düzeniyle ilerliyoruz.
Ekip büyüdükçe, yeni katılan kişiler bazen doğrudan senin tanıdığın biri değil, sistem üzerinden ekibine yerleşen biri de olabilir. Bu, ağın organik büyümesinin bir parçası — kimse yalnız değil, herkes bir ekibin içinde ilerliyor.